O Yaz Bana Gelecek!

Güneş yüzünü gösterse de kara kış olsa da imrendiğim özlediğim hayatın deniz – kum – güneşten ibaret olduğunu belirtmeme gerek yok heralde! İlkbahar, yaz , sonbaharın ilk zamanları benim günlerim…

Sabah uyanayım iyot kokusuyla yürüyüşümü yapayım, denize gireyim eve geleyim güzel bir kahvaltı yapayım ve kendimi bir hamağa bırakayım, şöyle hafif keyifli bir müzik de olur dalga sesi de, ardından elimde kitap ile uykuya dalayım.

Günde 3-4 saat emek verdiğim hem de kendimi teslim ettiğim bir işim, eğlenceliğim, hobim…

Sevdiklerim, sevdiğim gülmeye doyamadığım arkadaşlarım olsa yanımda hayat yaşamak için daha anlamlı olacaktır.

Sabah – akşam tıkılmış ofislerde ki insan mızmızlanmalarını, çirkin kadın – erkek hırslarını ve gözünüzün içine baka baka yalan söylenmesine gerek kalmayan daha huzurlu bir hayat…

yaşasın gamsız hayat !

yaşasın mutlu huzurlu tatlış insanlar cumhuriyeti!

Hoşçakal Yaz,Merhaba Sonbahar!

Yaz bitti der demez yaza özlem başlar ben de… Yaz aylarında yazmaya fırsat bulamadığım yerleri paylaşmak da  sonbahara kalır…  Artık daha fazla evde vakit geçirmeye başlayacağım da doğrudur.

Sonbahar bir ormanda yürüyüş yapıyorsanız muhteşem bir mevsim, sarı ve turuncunun her tonunu görme imkanınız olan o anlar kesinlikle renk cümbüşü sunuyor. Ama sarı ve turuncuyu görmeden evden işe, işten eve olan o zaman diliminde içim kararıyor. Ne giyeceğimi bilemediğim, ince giysem üşüdüğüm, uzun kollu giysem yangın var diye bağırmak istediğim anlardan oluşuyor. Hele bizim gibi Ege’de yaşıyorsanız, güneş ve bulut size sürekli farklı bir mevsim hissi yaratır.

Güneşten yürürsünüz  yaz hiç bitmemiş gibidir, bir bulut aranıza girerse de üşür donarsınız.

Hele günlerin hızla kısaldığını görmek, sıcaktan yürümekte zorlandığınız saatlerde havanın kararması… Soğuk değil sanırım benim sorunum kışın o karanlık kasvetli günlerinin geliyor olmasının endişesi…

Ha bir de varsa yaz aşkları onlar için de veda ayıdır sonbahar…