GEZİ,  SEYAHAT

Sucuk-Ekmek-Karagöl

Uzun zamandır plan yapma ve bir araya gelme çalışmalarımız sonuç verdi. Pazar günü Karagöl’de sucuk – ekmek aktivitesi organize ettik. Karagöl, İzmir’in içinde olmasına rağmen yol durumundan dolayı çok tercih edilmeyen, birçok kişinin de bilmediği muhteşem güzellikte bir yer. Bence gözünüzü korkutmasın Bornova’dan çevre yolunu kullanıp, Yamanlar’ın yukarısına doğru yol alarak 45-50 dakikada Karagöl’e ulaşabiliyorsunuz, yol dar olsa da 2 yıl önceki haliyle kıyaslayınca gayet iyi durumda. Çiçekliköy tarafından daha kısa bir yol varmış, fakat hiç denemediğimiz için o yol için yorum yapamıyoruz.

Yukarı doğru tırmandıkça resmen mevsim geçişi yaşadık, neyse ki tedarikliydik, atkımız, beremiz, eldivenimiz yanımızdaydı ama yetmedi 🙂 Herkese yetecek kadar piknik masası ve mangal mevcut olduğundan, birçok piknik yerine kıyasla keyfimiz yerindeydi. Tabi rüzgâr ve ıslak odun parçaları ateşimizin yanmasına engel olsa da azmettik, yaktık ve karnımızı doyurmayı başardık ( biz kızlar ateş yakma işine pek karışmadık ama neyse 🙂 )

karagölKış mevsiminin ortasında olmamıza rağmen, sonbaharın simgesi sarı yapraklar her yerdeydi. Karagöl’e giderseniz yanınıza mutlaka fotoğraf makinası almalısınız, cep telefonu yeter diye düşünmeyin bence. Bizim grupta da Asude ve Başak fotoğraf makinası getirmişti, bol bol fotoğraf çektiğimiz, çekildiğimiz Karagöl’de küçük bir yürüyüş yapmak çok keyifli oldu. Hafta sonu birçok grup kamp da yapmış fakat bize günübirlik soğuk havayı ciğerlerimize çekmek yetti. Sıcak sever bizler, gecesini hayal bile edemedik. Ama dağcılıkla ilgileniyor ve maceraperestseniz kamp alanı, tuvaleti, restoranı ve muhteşem manzarası olan bu cennet size lüks bile gelecektir.

Karagöl’de bir de dağ evi var, tabelalara göre kendisi bir Kır Gazinosu. İçinde şöminesi olan çay içmek, ısınmak ya da yemek için uğramak isteyebileceğiniz güzel bir yer. Soğuk içimize işlemişken şömine karşısında ayaklarımızı uzatıp, çaylarımızı yudumlama keyfi paha biçilemezdi. Isınanın masasına geçtiği parayla değil sırayla mantığıyla, şömine önü sandalyeler hiç boş kalmadan sirkülasyon içinde yeni gelenlere yer açma halinde.

tantalosBurayı kim keşfetmiş, bu göl burda nasıl oluşmuş ki muhabbetlerimizin sonunda Karagöl’ün de birden fazla efsanevi hikâyesi olduğunu öğrendik. Mitolojiye göre Tantalos, Baştanrı Zeus ile Pluton’un çocuğuydu. Rivayete göre bizim İzmirli Tantalos Olimpos Tanrılarının hışmına uğruyor. Anadolu Tanrıçası Kibele’ye inanan, Helen Tanrılarını da küçük gören ve kudretlerini sınayan Tantalos’u Zeus, yer altında ebedi açlık ve susuzluğa mahkûm etmiş.  Bu ceza “ Tantalos İşkencesi” olarak dilden dile yayılmış ve yine mitolojiye göre Tantalos, Spilos Dağı’nın bir yarığından atılarak Hades’e gönderilmiş. İşte bu yarık göl halini alınca “Tantalos Gölü” , yani Karagöl oluşmuş.

İyi ki de oluşmuş olan Karagöl’ü ziyaret ediniz, oksijeninden doğasından faydalanınız 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla