ANNE-BEBEK

HAMİLE YOGASI MI, GÜLDÜRMEYİN BENİ

Hamile kalmadan önce “hamile yogası diye bir şey varmış, bizim bir arkadaş gidiyormuş” diye başlayan cümleleri duyduğumda çok gülerdim. Arkasından üretebildiğimiz kadar espri üretir sonrasında bunun bir sektör olduğuna karar verip ekonomi derslerini aratmayacak analizler yapardık. Yoga karşıtı değildim elbette ama tam aydınlanacağım derken gülme gelenlerdendim. Kültür fizik hareketlerinin hamile yogası, anne-bebek yogası ve benzerleri şeklinde pazarlanmasını, iki hareket öğrenenlerin yer açmasını, buna gitmezsem doğuramam psikolojisindeki anne adaylarını görünce ister istemez içi doldurulamayan bir kavramdı benim için.

Meditasyon zamanı

Doğum yapmama yaklaşık 20 gün kala, 5 ay boyunca haftada 2 gün, hiç kaytarmadan hamile yogasına gitmiş anne adayı olarak bu satırları yazıyorum. Üç aylık kritik süreci atlattıktan sonra doktorum; bütün yasakların kalktı artık spor yapabilirsin, benim tavsiyem hamile yogası yapman, araştır iyi bir yere git dedi. Tabi iç sesim “nasıl yaa o kadar güldük eğlendik şimdi başıma geldi,” dış sesim ise “haftada bir gitsem yeter değil mi doktor bey?” şeklinde çıktı. Doktorum, sen hamile yogasına başla o kadar rahatlatacak ki her gün gitmek isteyeceksin dedi.

Benim için sanırım annelik orada başladı. Bebeğim ve benim için en iyisini bulmalıydım. Biraz internette araştırdıktan sonra bekar ama hamile annelere aşırı dozda maruz kalmış arkadaşım Merve imdadıma yetişti. Alsancak’ta bir yer önerdi: Lotus Anneliğe Yolculuk Okulu.  Telefon ile birkaç kez görüştüm, sitelerini inceledim ve iç sesime güvenerek burayı denemeye karar verdim. Diğer bulduğum yerleri aramadım bile.

Dengedeyiz

Ön yargılarım ve ben ilk dersimize girmiştik. Semra Hocamızın eşliğinde ilk ders keyifli ve garip geçmişti. En yeni hamiş bendim ve etrafımı anlamaya çalışıyordum. Nefes egzersizleri ile başlamıştık. Normalde de karın nefesi kullandığım için bu kısım zor gelmedi. Takip eden bölüm basit ama etkili fizik tedavi hareketlerinden oluşuyordu. Burada da sıkıntı yoktu. Hatta ertesi gün hiçbir tutulma, ağrı yoktu vücudumda. Kendi kendime acaba hareketleri doğru yapamadım mı diye düşündüm. Sonradan anladım tabi ki amaç kısa baklavalı kaslar elde etmek değildi. Uzun, dayanıklı, esnek, güçlü, çalışan

kaslara kavuşmaktı. Dersin son bölümü rahatlama, zihni boşaltma yani meditasyondan oluşuyordu. Bir nevi uyku modu. Namaste diye selamlayıp birbirimizi dersi bitiriyorduk.

Bunlar keyifli gelmişti ama ders sonrası soyunma odasında kıdemli anne adaylarının onu yedin mi, bunu okudun mu, hocam ben de şöyle bir şey var ne yapmalıyım, doktor, hastane seçimi, anne ve kayınvalide muhabbetleri… nasıl bir sürece girdim Allah’ım dedirtti yalan yok. Benim için hamilelik-doğum süreci iyi bir doktorun varsa, bedenine ve doktoruna güveniyorsan ekstra paniğe gerek yoktu. Eminim akademisyenler anne adayları kadar araştırma yapmıyordur. Neyse onlar doğum yaptıktan sonra yeni gelenlerin de benim gibi olduğunu görünce daha da keyifli oldu.

Geçirdiğim bu 5 aylık yolculuğun kazanımlarını kısaca aktarmak isterim. Çeşitli nefes teknikleri öğrendim. Bu teknikleri sadece doğum için değil, günlük hayatın her anında bedene kullanmayı öğretmek gerekiyor. Her bir tekniğin altında yatan felsefeyi öğrendiğinizde ve işe yaradığını gördüğünüzde yapılan işe saygı duyuyorsunuz. Özellikle stres altında çalışan eşime ve dostlarıma da nefes çalışmalarını elimden geldiğince öğretmeye çalıştım. Zihinlerinin rahatladığını, nefes çalışmalarının iyi geldiğini kendileri de söyledi. Ben mutlu olayım diye geçiştirdiler mi yoksa doğruyu mu söylediler bilmiyorum ama bence nefes çalışmalarına katılmalısınız.

Çok kolay görünen ama “hocam artık yeter” dediğimiz birçok kültür fizik hareketini evde de tekrarlamak gerekiyor. Büyük faydasını gördüm. Hamilelik süresince ne belim, boynum, ne de dizlerim, ayaklarım ağrıdı. 17 kg almış, boyun fıtığı ve bel kayması olan biri için, ki bu ben oluyorum mucize gibi geliyor. 5 litrelik su taşıdığımda 2 saat dinlenirdim, şu an kendimle gurur duyuyorum. Mızmızlık yapmıyor, ayakkabımı hala kendim bağlayabiliyorum, ödemlerin üstesinden geliyorum, her zaman dengede ve her hareketimde kontrollüyüm. Hamilelikte bundan büyük mutluluk var mı?

Özetle;

Videoda gördüğünüz Semra Hocam ile Hamile Yogası sayesinde hamileliğimin tadını çıkardım. Birçok güzel anne ile tanıştım, sosyalleştim, bedenimi ve kendimi tanıdım, neler yapabileceğime tanık oldum, yoganın felsefesini ve bilimle örtüştüğünü gördüm. Gece yattığımda zihnimi meşgul eden düşüncelerden, korku ve panikten kurtulmayı öğrendim. Bebeğim daha doğmadan bana bir şeyler öğretmeye başladı bile. Bir an önce sağlıkla doğmasını ve Anne-Bebek Yogasına onunla birlikte gitmeyi dört gözle bekliyorum. Tabi ki sizlerle de paylaşacağım😊

Not: Semra Demirel Alsancak ve Bostanlı’da ders vermektedir, ulaşım oldukça rahat. Kendisine Sakura ve Lotus Anneliğe Yolculuk Okullarından ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla