GEZİ,  SEYAHAT

Bir zamanlar Karadeniz Gezisinden 2.Gün: Giresun, Of, Çaykara, Uzungöl Yaylası

Ve işte ikinci günde Giresun’la vedalaşıp fındık bahçeleri ve Karadeniz sahili eşliğinde Doğu Karadeniz’e doğru yol almaya başladık. Asıl merak ettiğimiz, görmek istediğimiz yer kuşkusuz, Doğu Karadeniz’di.  Uzungöl Yaylası hep merak ettiğim, internette fotoğrafını gördükçe bayıldığım hayran kaldığım hep görmek istediğim bir yerdi. Hakkında gitmeden önce okuduğum yorumlardan çok fazla turist istilasına uğradığı ve eski özelliğini kaybetmekte olduğuydu, o kartpostaldaki siluetin bozulmuş olmasından endişe ediyordum. Uzungöl’e yolculuk çok keyifliydi, işte şimdi yoğun yeşil bize eşlik ediyordu. Uzungöl’e vardığımızda öğle yemeği için mola verildi. Tur rehberinin ayarladığı mekan yerine biz Tripadvisor’dan gözümüze kestirdiğimiz yerde (adını şuan hatırlayamadım) İspir fasulye yemeyi tercih ettik.

Daha sonra Karagöl etrafında başlayan yağmur çisentileri eşliğinde yaptığımız yürüyü, telaşsız, yavaş yavaş, kimi zaman şemsiyemizle kimi zaman sadece yağmurluğumuzla, çok keyifliydi. Evet, o kartpostaldaki görüntü mevcuttu ama belli bölgelerde aşırı bina yoğunluğu mevcuttu. Alınan kararlarla oteller ahşap görünümlü yapılsa da doğanın katledildiği çok ortadaydı.Yöre sakinlerinin de anlattığına göre; son 1-2 yılda Suriyeli ve Arap turistlerin Uzungöl’ü keşfetmesiyle, istilaya uğramış, aylarca kalıyorlarmış. Tabi bu beklenmedik talep de yeni otel inşaatları demek oluyor. Ne kadar çok otel var derken, yenileri de yapılmaya devam ediyordu. Yeni yapılan otel odaları da Uzungöl’ün huzuruna yakışmayacak şekilde şatafatlı, kristal avizelerin bulunduğu, altın renginin esas olduğu odalardan oluşuyordu, değişen hedef kitleleriyle otellerin dizaynı da değişmiş. Çok üzüldüğümü belirtmeden geçemeyeceğim evet turist talebi halk için gelir kaynağı, bu çok açık bir şekilde görülüyor ama keşke binalar yapılırken biraz daha kontrollü ve doğaya uyuma dikkat edilseydi.

Uzungöl’ü de Karadeniz yollarını da bundan 10 yıl 20 yıl önce görenler gezenler ne kadar da şanslıymış…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla