Sky Bar’da Bir Güzel Grup…

İzmir’in o güzel manzarası eşliğinde Cumartesi gecesi adını bilmediğimiz şahane bir grubu dinleme şansımız oldu. Grup inanılmaz keyifli, grup üyeleri müziğe ara vermeden çaldıkları müzik aletlerini birbirleriyle değiştirerek hoş bir ortam oluşturuyor. Grup üyelerinin kesin yabancı olduğunu, özellikle solist kız ve gitarist abimizin %100 yabancı derken, gecenin sonunda sanki bir “Remzi” ismini duyduk. Ama çok takılmadık, kendimizden çok emindik kesin yanlış duymuştuk.

SKY BARTabi düştü bir kere içime kurt, bi google youtube araştırması ardından grup üyelerinin ismini öğreneyim dedim. İlk bilgileri prodüksiyon sitesinde buldum 🙂

Ve işte karşınızda; Sibel Emek, Remzi Emek, Jeannnine Emek… ve sürpriz, yabancı olduğundan hiç şüphelenmediğimiz müzisyen yabancı çıktı. Sibel Emek, öyle soft sesi var ki bence tüm gün dinlenebilir.  Ama Sky Bar dışında bir yerde dinlemek lazım, iki ana nedeni var benim açımdan. Birincisi Swiss Otel barı olduğu için, bir grup insanın sadece orda olmak için orada olduğunu görüyorsunuz. Müzik kalitesinin çok umrunda olmadığını görebiliyorsunuz. Canlı müzik varsa bir yerde dinleyici kitlesi de önemli oluyor. İkincisi ise bir otel barı olduğu için , koltuk düzeninde insanların “yemek müziği” tadında sohbet ederken bir yandan da dinlediği bir ortam kurulu, bu grup eşlik edilmeyi fazlasıyla hak ediyor.  Evet bu grubu gerçek bir barda dinlemek istiyorum 🙂  Değirmenler şarkısını bir de Sibel Emek’ten dinleyin, çok huzurlu değil mi …

Dönüp bir 2015′ e baktım da…

Arkaya dönüp bakınca, ne kadar da berbat bir yılı geride bıraktığımızı söylemeye gerek yok sanıyorum. Kişisel hayatlarımız da büyük darbeler, kötü anlar olmasa da hala kendimizi özgür sana sana Ege kıyılarında sevgililerimizle elele dolaşabildik. Bizim buralarda henüz kimse kimseye ne giydin ne içtin ne yapıyorsun demediyse ya da der gibi bakmadıysa kimse, ülkecek kendimizi ne kadar da modern ve özgür sanmaya devam ettik.

Henüz midyenin yanında sahilde içtiğimiz biraya karışanın olmaması, kızlı erkekli ya da cinsiyetin önemi olmadan beraber gülmeye devam ettik. Ekranlarda izledik, üzüldük sonra unuttuk sonra yine yeni kötü bir olay tekrar üzüldük… Sonra alışmaya mı başladık acaba… Yoksa elimizdekilerin kıymetini bilip onlara daha çok mu sarıldık… Bu güzel tatlı mutluluk kırıntıları bitecek diye mi korktuk biraz da…20152016-300x200

Belki biraz da bencillikle “amaaan tüm dünyanın yükünü ben mi sırtlanacağım canım” dediğimiz de oldu ya da elimizden gelen artık hiçbir şey olmadığını hissedip umutsuzluğa kapıldığımız da ya da yaptıklarımızın anlattıklarımızın hiç faydası olmadığını görüp kabuğumuza çekildiğimiz de…

Belki birçoğumuz da seçim ardından “bana ne” deme hakkımızı kullanmaya çalıştık, tam da başarılı olamadık belki… Mutlak duyarsızlığa ulaşamadık…

Gözümüzün önünde bir önceki yıl(lar)da haksızca içeri atılanların çıkartılıp, onları içeri atanların mahkum edilmeye çalışıldığı, eliyle koymuş gibi silahları bulanlara o günlerde komplo bunlar diye sesini çıkaranlar dikkate alınmadan kararların uygulandığı, şimdi de acaba nasıl o silahları öyle kolayca buldular deyip silahları bulanlara sorgulamanın başladığı günlerdeyiz.

Daha neden içeri alındığını anlamadan bir grup gazeteci serbest bırakılırken, yerlerine başka gazeteciler içeri alındı. Tüm bunların yanında bir grup gazeteci! de her rüzgar da farklı yazılarıyla hepimizi şaşırttı.

Sınırımızda savaş var diye üzülürken savaş şuan içimizde, haber alamasak da medyada göremesek de, uzak görünse de çok da yakınımızda… orada bir köy var uzakta… neler oluyor bilmiyoruz…

Kaç bin göçmen var bilmezken, kaç milyon Suriyeli göçmen / mülteci var onu da bilmiyoruz. Bir yanda da gözümüzün önünde akın akın sirküle olan adalara gitmek için değişen o insanlar umuda yolculuk adı altında ölüme doğru yola çıkmaktadır.

Kaç kadın şiddet gördü, tecavüz mağduru, katledildi… Kaç çocuk mağdur, en yakını sanılan sapkınlarca hayatı boyunca unutamayacağı şiddet yaşadı… Kaç çocuk, kaç kadın NAMUSun temizlenmesi için öldürüldü ya da ölüme terkedildi…

Liste bitmeyecek galiba… ama yazı bitsin içim karardı, sizin de içinizi kararttım…  Dönüp bakınca karanlıktı 2015 , 2016 daha aydınlık bir yıl olmasını beklerim(z) tabi ama umudum eskiden az…