Kuru şampuan sevdim seni!

Evet sonunda kuru şampuan deneyenler arasına katıldım ben de. Açıkçası kuru şampuanın işe yarayacağına inanmayanlardan, daha doğrusu sonuçtan memnun kalmayacağımı düşünenlerdendim. Ama banyo dolabımda olur da lazım olursa diye alıp hiç kullanmadığım Elidor kuru şampuan bugün bana acil durum hizmeti verdi 🙂

Dün gece geç saatte duşa giremeden uykuya dalıp, sabah da Ekran Alıntısıvaktinde uyanamayınca bir an panik yaşadım. Saçlarım uzun olsa bir at kuyruğu işimi çözebilirdi fakat kısa saçta ne yapacağımı bilemedim. Duşa girip geç mi gitsem, bolca ıslatıp köpükle hareketlendirsem mi acaba derken saç köpüğünün yanından bana Elidor Canlandırıcı Kuru Şampuan göz kırptı.

Resmen imdadıma yetişti, evet ilk defa deneyecektim ama ne yapayım sonuç kötü olursa yıkarım dedim ve gözü kararttım. Hızlıca nasıl kullanıldığını okuyup, saçlarımı 3-5 parçaya ayırıp aralara spreyi sıktım. Beyaz pudramsı bir görüntü oluştu, bir an bu görüntünün kalıcı olma ihtimali endişelendirmedi dersem yalan olur tabii ki.  Daha sonra kullanım talimatında yazan şekilde saç diplerime 1 dk. masaj yaptım, sonra hızlı hızlı (bu benim acelemin olmasından kaynaklı 🙂 ) taradım ve görüntü gayet başarılıydı. Belki benim beklentim düşüktü bilmiyorum ama acil durumlarda bir yardımcı bulduğum için çok mutluyum 🙂

Benim gibi yağlı saç problemi olanlar için acil durumlarda bir kurtarıcı!

İnsanlık Tarihinin Bir Utanç Tablosu : “12 Years a Slave”

Oscar Ödülleri’nde ödüle layık görülen 12 Yıllık Esaret (12 Years a Slave) filmi Amerikalı’ların bir zamanlar uyguladığı ırkçılığın tüm çirkin ve acı yüzünü tekrar bizlere gös12-Years-a-Slave1teriyor. Saygı duyulan, sevilen “özgürlük belgesi ”ne sahip bir “insanken” bir gecede hayatı alt üst olan Solomon Nortup kaçırılıyor ve köle olarak satılıyor. Bukölelik 12 yıl boyunca sürüyor, bu süreçte “sahip”lerinden hiç biriyle aslında özgür bir insan olduğunu, okuma yazma bildiğini, bir hayatı olduğunu bile paylaşamıyor. Tüm yaşananlara karşın hayatta kalmak için çabalıyor ve kölelikten kurtuluşu ardından zenci12 years a slave ırkçılığına karşı çalışmalarda öne çıkan çalışmalarıyla tanınıyor. 12 Yıllık Esaret kitabını bizlere miras bırakarak tüm bu kötü, utanç günlerinin herkes tarafından bilinmesine katkıda bulunuyor. Kendisinin nerede ne zaman öldüğü bilinmiyor. Ama eseri kaç yıl sonra bile beyaz perde ile buluşuyor. Ben herkesin bir günlük yazması gerektiğini düşünürüm ama özellikle bazı insanlar arkalarında bir günlük hatta bir kitap bırakmalılar ki bizler neler yaşadıklarını öğrenelim, hissedelim.

İçim acıyarak, kalbim sıkışarak ve hatta küfrederek izlediğim bir film oldu!

Kirli Beyaz Kedi!

Hastalık beni esir almış evde yarı uykulu yarı uyanık yatarken, ne zamandır izlemek istediğim bir türlü izlemek için fırsat bulamadığım “Unutursam Fısılda” yı nihayet izledim. Evet, ben de Çağan Irmak’ın tüm işlerinden keyif alanlardanım. Ama bu film daha bi dokundu işledi içime, belki de tıpkı diğerleri gibi…

Unutmak, yıllar akarken bir gün hepimizin başına gelebilecek bir illet, belki kendi başımıza belki de sevdiğimiz birinin başına… Ama tam da unuturken kulağınıza size fısıldayacak birileri varsa işte o zaman şanslısınızdır.

Filmde Ayperi’nin 70’lerdeki halini Farah Zeynep Abdullah canlandırırken, günümüzde de Hümeyra karşımızda. Işıl Yücesoy yine çok sert ama yüreği sıcak bir karakterle karşımızda, Ayperi’nin ablası Hanife, onun gençliğini ise Gözde Cığacı oynuyor. İki kardeşin de âşık olduğu ama Ayperi’yle büyük aşk yaşayan Tarık’a ise Mehmet Günsur hayat veriyor.

Filmdeki müziklerin, şarkıların ise müptelası oldum resmen, film müzikleri Kenan Doğulu imzalı. Her biri ayrı ayrı güzel ama Kirli Beyaz Kedi çok vurucu, etkileyici…

İzlemekten keyif aldığım, müziklerini de dinlemekten keyif almaya devam ettiğim bir filmdi. Oyucu kadrosu da oldukça başarılıydı, özellikle Hümeyra ve Işıl Yücesoy’un sahneleri muhteşemdi. Bir çok kişinin Çağan Irmak’ın tüm filmlerinde hep benzer oyuncuların yer almasından şikayet ettiğini biliyorum. Ama beni bu durum çok rahatsız etmiyor, izlerken aynı şu filmdeki gibi bu karakteri demiyorum, her oyuncuyu her yaptığı işte bambaşka kişi olarak karşımda buluyorum. Ben çok sevdim umarım siz de izlediğinizde çok keyif alırsınız.

Elektrik Kesintisi, Su Kesintisi, WhatsApp Sesli Arama Özelliği

Ülke olarak bugün değişik bir gün yaşadık. Elektrik kesintisiyle ülkece mesai saatleri içinde ne yapacağımızı bilemezken diğer yandan kesintinin sebebinin tam olarak açıklanmaması kafalarda soru işaretlerini arttırdı. Çeşitli senaryolar türetildi, türetilen senaryoların olabilirliği tartışıldı. Bir yandan da elektrik kesintisinin ardından su kesintisi kalplere hançer gibi saplandı. Karanlıkta bir şekilde idare edilebilir miydi bilmiyorum ama belirsiz süreli su kesintisi de sinir bozucuydu. Bazı semtlerde kesinti akşam saatlerinde de devam etti. Gün içinde TEDAŞ’tan alınmış bir bilgiye göre yarın da benzer durumun devam edeceğinin konuşulması iç sıkıntısı geçirmemize neden oldu. Belirsizlik devam ediyor. Yarın elektriğimizin de suyumuzun da bol bol olmasını diliyoruz.

Akıllı telefonlar da performans, görsellik gibi özellikler yerine bugünün en önemli konusu şarjın ne kadar gideceğiydi. Şarjı henüz tükenmemiş laptoplardan birazcık daha şarj edebilmek önemliydi. Bugün bir de telefonlarımıza en çok kullandığımız (en azından benim için öyle:) ) uygulama olan WhatsApp’a eklenen arama özelliği hak ettiği ilgi ve denemeyi göremedi. Çünkü gündem elektrik – su kesintileriydi ve telefonların şarjı çarçur edilmemeliydi. Benim yaptığım mini deneme çaldırmaktan ve ne kadar süre sonra telefonun çaldığını görmekten ibaretti. Umarım ilerleyen günlerde daha çok kullanacağımız, telefonlara ödediğimiz konuşma faturalarını minimuma indiren bir uygulama olur. Sms’in pabucunu dama atan WhatsApp’ın Sesli Arama Özelliği’nin de kısa sürede çok kullanılanlar listesine girmesini bekliyorum.