• YAŞAM

    2015, Hayallerimizi Gerçekleştir !

    Bir yıl daha geride kalırken, takvim sayfalarına dönüp baktığımda 2014 ne kadar hareketli bir yıl olmuş meğer… Gezmişiz, tozmuşuz, eğlenmişiz, sevdiklerimize zaman ayırmışız, beraber gülmüşüz. Kahkahalarımız birbirine karışmış. Yeni arkadaşlar, dostlar, hikayeler eklemişiz hanemize. İş hayatım da hareketliydi 2014’te, görev değişiklikleri, yeni başlangıçlar, hepsi güzeldi. Ülke olarak 2014’te acı olaylar da yaşadık, umutlarımızın tükendiği günler de oldu. 2015 ülkemiz için de adaletli, güzel günler getir! Eski iş yerinden arkadaşımın bugün gönderdiği Dilek Ağacı sizinle olsun! 2015, umut dağıt, mutluluk getir ! Büyük ikramiye dağıt 🙂

  • GEZİ,  SEYAHAT

    Sucuk-Ekmek-Karagöl

    Uzun zamandır plan yapma ve bir araya gelme çalışmalarımız sonuç verdi. Pazar günü Karagöl’de sucuk – ekmek aktivitesi organize ettik. Karagöl, İzmir’in içinde olmasına rağmen yol durumundan dolayı çok tercih edilmeyen, birçok kişinin de bilmediği muhteşem güzellikte bir yer. Bence gözünüzü korkutmasın Bornova’dan çevre yolunu kullanıp, Yamanlar’ın yukarısına doğru yol alarak 45-50 dakikada Karagöl’e ulaşabiliyorsunuz, yol dar olsa da 2 yıl önceki haliyle kıyaslayınca gayet iyi durumda. Çiçekliköy tarafından daha kısa bir yol varmış, fakat hiç denemediğimiz için o yol için yorum yapamıyoruz. Yukarı doğru tırmandıkça resmen mevsim geçişi yaşadık, neyse ki tedarikliydik, atkımız, beremiz, eldivenimiz yanımızdaydı ama yetmedi 🙂 Herkese yetecek kadar piknik masası ve mangal mevcut olduğundan, birçok…

  • YAŞAM

    Yeşil kahve yaptım, alır mısınız?

    Her Metro alışverişimizde illaki yeni bir şey deneriz. Rafta hep “Beni al!” diye ısrarla seslenen bir ürün olur. Bu defa şansımıza “Yeşil Kahve” düştü, ya da biz onun şansına. Shazili marka, Arabic Coffee Beans diye geçen kutusu oldukça sevimli olan, fakat rengi biraz ürküten bu ürün sepetimizde yer alıverdi bi anda. Kahve sonuçta, tadı ne kadar farklı olabilir, nasıldır diyalogları eşliğinde mutfağımızda da yerini adı. Yeşil kahve, 3 dk. sıcak suda dinlendirerek, ya da cezvede türk kahvesi gibi pişirip 1 dk. kadar kaynatarak hazırlanıyor, hangisi kolayınıza geliyorsa yapabilirsiniz. Ben cezvede, türk kahvesi gibi pişirmeyi tercih ettim. O kutusunu açınca bile içimize çektiğimiz, sıcak suyla birleştiğinde içmek için fırsat kolladığımız kahve,…

  • YAŞAM

    Yeni Yıl Yaklaşırken…

    Yeni yıl denilince akla ilk gelenleri sıralayacak olursak  Noel Baba, yılbaşı ağacı ve milli piyango biletleri olur herhalde. Yeni yıla girerken, hiç başıma gelmeyen ama olmasını hep istediğim, çok beğendiğim bir manzara vardır, her yer ışıl ışılken lapa lapa kar yağması. Bir Ege’li olarak tozan kara bile sevinirken, yılbaşı gecesinde kar yağması hayali bile muhteşem, bir de Noel Baba arabasıyla uçarsa hohohoho 🙂 Evde küçücük yılbaşı ağaçları beni hiç cezbetmiyor, şu sokaklarda kocaman olanlar var ya onlara bayılıyorum, renkli renkli, ışıl ışıl … Bu yıl nedense yılbaşı hazırlıkları sokaklarda kendini hissettirmiyor, ışıklandırmalar, süslemeler çok zayıf. Şu gavur musunuz siz yılbaşını neden kutluyorsunuz diyenleri hiç anlamıyorum. Umarım gizli gizli evde kestane, patlamış…

  • SOSYAL SORUMLULUK

    Bu Bağış Size Çok Yakışacak!

    Bir süre önce pazar miskinliği içinde elimde portakal suyu, kahvaltı sonrası keyif yaparken, Güneri Cıvaoğlu’nun Şeffaf Oda programında bu güzel kampanyadan haberdar oldum. Konuklar arasında Şenay Akay vardı ve Türk Böbrek Vakfı yararına başlattıkları kampanyayı anlatıyordu. Lavia tasarımcılarının hazırladığı tişörtlerin satışından elde edilen gelir Türk Böbrek Vakfı’na bağışlanacak ve bu sayede vakfın kamu yararına gerçekleştirdiği sağlık ve eğitim hizmetlerinin arttırılması hedefleniyor. Sadece para toplamaya çalışmak yerine seçtikleri yol da insanların dikkatini çekme şekilleri de çok hoşuma gitti. Sosyal medya yardımıyla çok fazla kişiye ulaşabiliyorlar. Tasarlanan sevimli tişörtler de herkesin satın alıp destek olabileceği uygun fiyatta. Kampanya, sadece belli bir gruba hitap etmektense  çok daha fazla kişiyi kucaklıyor. Sloganları da site…

  • KİŞİSEL GELİŞİM

    Otizm = Sıradışılık

    Faith Jegede: Otistik kardeşlerimden neler öğrendim?   “Otizm üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır” şeklinde tanımlanır. Neden kaynaklandığı ve nasıl tedavi edileceğine dair net bilgi yoktur. Faith Jegede ikisi de otistik olan kardeşleriyle beraber büyümenin getirdiklerini bizlerle paylaşıyor.  2 sıradışı kardeşiyle büyürken sahip olduğu eğlenceli bir o kadar da etkileyici öyküsünü anlatıyor. Mesela hiç yalan söylemediklerinden bahsediyor, hangimiz bunu becerebiliyoruz ki… Sıradan bir şeyi hatırlamazlarken, ilgi alanlarına giren detay bir bilgiyi hiç unutmamalarına duyduğu şaşkınlığı dile getiriyor. Toplumların her zaman normali tanımladığını ve bu tanıma uymayan kişileri dışlama özelliğini vardır. Belki farkında…

  • KİŞİSEL GELİŞİM

    İnsanlığınızı Test Edin!

    5 dakika bile sürmeyen Ze Frank’ın bu kısa videosu anlamlı bir test içeriyor. Video boyunca eğer siz de sorulara “evet, ben de yaptım” diyorsanız kendinizi iyi hissetmelisiniz. Yüzünüzde evet bu saçma hareketi ben de yaptım diyen bir gülümseme varsa… Aslında bir zamanlar yaptığımız ya da hala yapmaya devam ettiğimiz saçma sapan diye adlandırdığımız davranışların kimseye zararı dokunmuyorsa, insan olmanın tadını çıkarmalıyız. Çoğu zaman kendimizden bile sakladığımız davranışlar vardır, öyle davranmıyormuş gibi yaptığımız haller, biri yaptığında katı bir şekilde eleştirme ya da yargılama hakkı da bulduğumuz da olur. “İnsan olmak, hata yapmayı gerektirir” ve anlayış göstermeyi sanırım. Oysa bu gerçeğin yerine at gözlüklerimizi takıp, “mükemmel”cilik oynuyoruz çoğu zaman, inkar ediyoruz abuk…

  • KİŞİSEL GELİŞİM

    İlk yazı, yeni heyecan,30 Gün Deneyi

    Her sabah güne yeni bir şey yapmaya karar vererek başlayıp, gün sonunda da vazgeçen ya da başlayamadan unutanlardanım ben de.Kimi bunu maymun iştahlılık olarak değerlendirirken, kimine göre de gün içinde hayat denilen ırmakta sürüklenip gitmek, unutmak diğer her şeyi. Aslında unuttuğumuz  “diğer” dediğimiz her şey “biz”iz, kendimiz… Ne için çalıştığımızı, neden para kazandığımızı, hayatta gerçek amacımızın ne olduğunu unutuyoruz çoğu zaman. Kendimize vakit ayırmıyoruz, iç sesimizi dinlemek istemiyoruz. Belki de korkuyoruz o sesten, rutinimizi bozmasından radikal kararlar almamıza neden olmasından çekiniyorda olabiliriz. Yaklaşık 1,5 yıl kadar önce, Matt Cutts’ın videosunu izlemiştim.  Yapmak isteyip de bir türlü başlayamadığınız ne varsa 30 günlüğüne deneyin diyordu. Aslında oldukça basit, ne yapmak istiyor ya…

Araç çubuğuna atla